Sahte Bilimsel Yayın Salgını: Bilginin Değerini Tehdit Eden Görünmez Risk
Bilimsel yayın ekosisteminde sahte editörler, zombi dergiler ve manipüle edilmiş metrikler giderek artıyor. Bu durum yalnızca akademiyi değil; hukuk, teknoloji ve dijital girişimcilik gibi alanlarda karar alma süreçlerini de doğrudan etkiliyor.
Son zamanlarda denk geldiğim bir video üzerinden önemli bir noktayı tartışmaya açmak istiyorum. İçeriklerimizde kaynaklara dayanmaya, bu kaynakları kendi deneyim ve bilgi birikimimizle harmanlayarak aktarmaya özellikle dikkat ederiz. Ne kopyala-yapıştır içerik üretiriz; ne de dayanağı olmayan, subjektif bir akış sunarız.
Fakat geldiğimiz bu bilgi yoğunluğu çağında, sadece kaynak göstermek artık yeterli değil. Çünkü “bilimsel kaynak” dediğimiz alanın kendisinde bile görünmez bir bozulma yaşandığını görüyoruz.
Bugün, güvenilir kabul edilen yapılarda dahi sahte editör ağları, manipüle edilmiş metrikler ve akademik sahtekârlık sistemleri tespit ediliyor. PubMed, PLOS One, ARDA gibi köklü platformların bile bu manipülasyonların zaman zaman parçası hâline gelebildiğini biliyoruz. Yani bu problem, bilginin olduğu her alanı etkileyen çok katmanlı bir çürüme.
Bilimsel Yayın Yanıltmaları Neden Gerçek Bir Tehdit?
Videoda bahsedilen “zombi dergi” kavramı, konunun ciddiyetini çok net ortaya koyuyor.
Hakemli gibi görünen, bilimselmiş gibi davranan fakat aslında tamamen manipülasyon üzerine kurulu yayınlar…
Bu dergiler birbirlerine atıf yaparak etkilerini yapay biçimde büyütüyor. Sahte yayınların özellikle mRNA, lncRNA gibi popüler biyoteknoloji alanlarını hedeflemesi ise riskin boyutunu artırıyor. Çünkü bu alanlarda yapılan sahtekârlık doğrudan insan sağlığı ile ilişkili.
Peki Neden Böyle Bir Yol Tercih Ediliyor?
Bugün akademik başarı hâlâ büyük ölçüde:
makale sayısı, atıf oranı ve metrik skoruyla ölçülüyor.
Bu durum, sağlıklı bilimsel üretim yerine istatistikleri şişirmeyi teşvik eden bir yapı yaratıyor. Kendi dergisini kurup kendi makalelerine atıf yapan örnekler artık kimseyi şaşırtmıyor. Sahteciliğin kaynağı sadece bireyler değil; bu metriklere aşırı değer yükleyen sistemin kendisi.
Yapay zekâ da bu döngüyü hızlandırıyor. Sahte makaleler, iyi niyetli bilimsel üretimden çok daha hızlı yayılıyor ve bilgi ekosistemini kirletiyor.
Bu Konu Bizim Alanlarımızı Neden İlgilendiriyor?
Bu durum yalnızca akademinin değil; hukuk, teknoloji ve dijital girişimcilik gibi alanlarda çalışan bizlerin de doğrudan gündemi.
Çünkü bilgi kalitesi; düzenleme süreçlerinden yapay zekâ modellerine, karar mekanizmalarından stratejik yol haritalarına kadar her şeyi belirliyor.
Kirli ya da manipüle edilmiş bilgi:
- hukuki değerlendirmeleri,
- inovasyon kararlarını,
- teknoloji anlayışımızı,
- yapay zekâ eğitim verisini,
- kurumların risk analizi gibi bir çok konuyu
doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle bilgi okuryazarlığı artık kesinlikle olması gereken bir beceridir.
Biz Ne Öneriyoruz?
Bireysel doğrulama alışkanlığı geliştirmek bu noktada en güçlü araç.
Okuduğunuz veya izlediğiniz materyallerde kısa bir “mikro tarama” bile yeterli:
- Kaynak güncel mi?
- Veri şeffaf mı?
- Kaynak güvenilir ve objektif mi?
- Kanıtlanabilir ya da Test Edilebilir mi?
- Kullanılan grafik/veri orijinal mi?
Bu küçük refleks, uzun vadede ciddi bir fark yaratır. Sivil ya da kamu kurumlarının bu konuda hızlı çözüm üretmesi zor; bu yüzden ilk adım bireysel kaynak bilinci.
Son Söz
Bilgi kirliliği artık yalnızca sosyal medya düzeyinde değil; bilimsel ekosistemin derinliklerinde de büyüyor. Ve yapay zekâ bu kirli veriyi kullanmaya başladığında, sorun kendi kendini besleyen bir döngüye dönüşüyor.
Bu yüzden okuyan, araştıran, üreten herkes için tek bir gerçek var:
Kaynak bilincini, kendi karar mekanizmalarımızın bir güvenlik katmanı hâline getirmek zorundayız.
Kaynak
Emre Oral – Praksis | Sahte Bilimsel Yayınlar
Kaynaktaki tüm söylenenlere katılmıyoruz fakat bu konuya ışık tuttuğu için teşekkür ederiz.
https://www.youtube.com/watch?v=GTaF27E5bgY
LegalTech Türkiye’nin disiplinlerarası şekilde kurgulanmış kurs ve materyaller kütüphanesine erişerek, hukukun dijital geleceğini kendi hızında keşfedebilirsin. İhtiyaç duyduğunda ise topluluğa özel birebir online danışmanlık modülleriyle, aklındaki sorulara netlik kazandırabilirsin.
Seviyene uygun üyelik paketleriyle ekosistemin parçası ol.
🚀 Topluluğa Özel Danışmanlık Programları Hukuk pratiğinizi dijital çağda yeniden konumlandırırken netleştirmek istediğiniz sorular mı var? Hızlı soru-cevap, bilinçli dijital dönüşüm mini ve LegalTech keşif modülleriyle hukukun dijital geleceğine hazırlığınızda yanınızdayız. Hızlı ve etkili bu modülleri mutlaka incele.
