LegalTech Atlası Türkiye - İçgörü, Perspektif ve Topluluk Notları | #06
Yapay zekâ çağında girişimcilik, gürültüden sıyrılıp farkındalıkla düşünmeyi gerektiriyor. Haftanın iç görüsü, hukuk perspektifi ve girişimci adayları için haftanın kıvılcımı ile konuyu farklı açılardan ele alıyoruz.
Haftanın İçgörüsü
Konu: Gürültünün Ötesinde Girişimci Yapay Zeka'yı Nasıl Yorumlamalı?
Kapsamından ve etkisinden ötürü yapay zekâ hakkında üretilen içeriklerin fazlalığı, artık bilgi bolluğundan çok bir “gürültü”ye dönüşmüş durumda. Yanlı veya yüzeysel bilgiler arasında, kimileri yapay zekâyı tanrılaştırırken kimileri onu felaketin habercisi olarak görüyor. Elbette konuya hâkim uzmanların bu alanda fikir yürütmesi değerli; çünkü farklı bakış açıları, düşünce sınırlarımızı genişletir. Ancak sorun, ne konuştuğunu bilmeyen, kaynaklara dayanmayan, sebep-sonuç ilişkilerini ya da tümevarım-tümdengelim gibi mantık yollarını kullanmadan, kopyala–yapıştır anlayışıyla üretilen içeriklerin hızla yayılması. Bu tür söylemler, konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan kişileri yanlış yönlendirebiliyor ve yapay zekâya dair sağlıklı bir perspektifin oluşmasını engelliyor.
Bu elbette kolay çözülebilecek bir problem değil. Fakat bu yazıyı okuyan herkes, yapay zekâya bakış açısını geliştirerek, o gürültüden bir adım öne geçebilir.
Girişimcilere gelince, asıl mesele bu iki uç arasında bilinçli bir denge kurabilmekte. Yapay zekâ bir mucize değil; fakat doğru anlaşıldığında tarihin en büyük üretkenlik devrimlerinden biri. Büyük veri, işlem gücü ve Transformer mimarisiyle şekillenen bu dönem, teknolojiyi demokratikleştirdi ve herkesin erişebileceği güçlü araçlara dönüştürdü. Yine de farkı yaratacak olan şey, teknolojinin kendisi değil, onu nasıl yönlendirdiğimizdir.
Gerçek fırsat, yapay zekâyı bir “sonuç üretici” değil, insan zekâsını büyüten bir “enstrüman” olarak kullanmakta. Bilinçsiz kullanım yüzeysellik yaratır; bilgiyle harmanlanan kullanım ise kalıcı değer üretir.
Bugün girişimcilik dünyasında “yalın tek boynuzlu atlar” — az kaynakla büyük etki yaratan küçük ve çevik yapılar — yükseliyor. Bu durum, yapay zekânın ölçek ekonomilerini temelden değiştirdiğini gösteriyor. Ancak teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, bu teknolojinin varlığı başta olmak üzere her şeyin merkezinde hâlâ insan oturuyor.
Yapay zekâ rutin işleri devraldıkça, eleştirel düşünme, empati ve yaratıcılık gibi insani becerilerin değeri artıyor. Bu çağın en önemli farkı, artık sadece akıllı olmanın yetmemesi. Gerçek fark, "Yapay Zeka"nın Zekasını bilinçle yönlendirebilme becerisinde yatıyor.
Bu haftanın içgörüsünü detaylı okumak veya video formatını izlemek için aşağıdaki post yazımıza göz atabilirsiniz.

