🚨 Dijital Dönüşümde Ülke Stratejisi Değişikliği: CBDDO'nun Kapatılması Ne Anlama Geliyor?

CBDDO'nun kapatılması ve yetkilerin Siber Güvenlik Başkanlığı'na devri Türkiye'nin dijital dönüşüm vizyonunda stratejik bir kırılmaya işaret ediyor. Güvenlik önemli, ama dönüşümün odağı salt güvenlikte kalmamalı.

Paylaş
🚨 Dijital Dönüşümde Ülke Stratejisi Değişikliği: CBDDO'nun Kapatılması Ne Anlama Geliyor?
🚨 Dijital Dönüşümde Ülke Stratejisi Değişikliği: CBDDO'nun Kapatılması Ne Anlama Geliyor?

Türkiye’de dijital dönüşüm yolculuğunun merkezinde yer alan Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi (CBDDO), 28 Mart 2025 tarihli ve 183 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kapatıldı. Görev ve yetkileri Siber Güvenlik Başkanlığı'na devredildi. Bu gelişme, kamuoyunda birçok soru işaretini ve stratejik değerlendirmeyi beraberinde getirdi.

🔍 Uzmanlar Ne Diyor?

  • Koordinasyon Zayıflayabilir: Prof. Dr. Ahmet Arslan’a göre bu karar, kamu dijital projelerinde entegrasyon ve stratejik sürdürülebilirlik açısından risk barındırıyor.
  • Güvenlik Odaklı Yaklaşım Güçlenebilir: Dr. Emre Alkin, siber güvenliğin merkeze alınmasının daha yalın bir model sunabileceğini savunuyor.
  • Uluslararası Algı: Dr. Jane Smith bu kararın küresel dijitalleşme trendine ters düştüğünü belirtirken, Harvard’dan Dr. John Doe, başarılı bir geçiş süreciyle bu etkinin nötr kalabileceğini ifade ediyor.

💡 Benim Perspektifimden

Dijital dönüşüm, veri altyapısından insan kaynağına, ekonomik stratejilerden iş modellerine kadar çok katmanlı ve sistemik bir dönüşümdür. Bu nedenle siber güvenliği dijital dönüşüme bağlayabilirsiniz, ancak dijital dönüşümü siber güvenliğe bağlamak, daraltıcı ve pratikten uzak bir yaklaşım olabilir.

CBDDO gibi yapılar, dijitalleşme hedefiyle; stratejik kaynak yönetimi, kamu verisinin düzenlenmesi, teknoloji politikalarının kurgulanması gibi görevleri üstlenerek ülke düzeyinde sistemik etki yaratmak amacıyla kurgulanmış çatı kurumlardır. Siber güvenlik ise bu çatı altında değerlendirilmeli ama merkeze alınmamalıdır.

“Önce güvenlik” diyerek hareket etmek, dijital dönüşümdeki bütünsel yaklaşımı sekteye uğratabilir. Zira pek çok KOBİ ve kamu kurumu, hâlâ dijital dönüşümün ne olduğu konusunda kavramsal netliğe sahip değil. Ayrıca halihazırdaki çoğu yaygın dijital araç zaten güvenlik öncelikli olarak geliştirilmekte. Bu yüzden güvenliği merkezleştirmek yerine, gereken önemi göstermek daha uygun bir strateji olacaktır.

Buna ek olarak siber güvenlik meselesi, dijital dönüşümden ayrı olarak da ele alınması mecburi bir konudur. Burada da teknolojiyi tüketen bir ülke olmaktan ziyade üreten bir konuma geçişimiz önemli olacaktır. Eğer dış kaynaklara olan teknoloji bağımlılığımız devam ederse güvenlik konusunda çok da fazla söz sahibi olamayacağımız da bir gerçek. (Siber güvenlik konusuna dair ayrı bir yazı hazırlıyorum.)

Bu görev devrinin, dijital dönüşümün stratejik derinliğini gölgelemeyecek, görevlerin net tanımlandığı ve kurumlar arası koordinasyonu sürdürebilecek bir yaklaşımla ilerlemesini umuyorum. Dijital dönüşüm, sade, uygulanabilir ve insan merkezli olduğu ölçüde etkili olur. Her kurumun ve ülkenin öncelikli stratejik gündeminde bu vizyon yer almalı.


Düzenli aralıklarla bu tür içerikler, tartışmalar ve topluluk notları seni bekliyor. Keşifçi veya Uygulayıcı üyeliğiyle başla.

→ Aramıza Katıl